EKMEN: Yasa, sürecin bir parçasıdır; nihai sonucu değildir
27.04.2026
BASIN BÜLTENİ 27.04.2026
EKMEN: Yasa, sürecin bir
parçasıdır; nihai sonucu değildir
DEVA Partisi Genel
Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Terörsüz Türkiye
sürecine dair açıklamalarda bulundu. Süreçte bir tıkanıklık yaşandığını
belirten Ekmen, yasanın sürecin bir parçası olduğunu, nihai sonucu olmadığını
vurguladı.
Süreçte tıkanıklık var,
yasa gecikmemeliydi
Batman Barosu’nun düzenlediği
“Barış Sürecinin Hukuki ve Toplumsal Etkileri” paneline dinleyici olarak
katılan Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, panelde kısa bir konuşma yaparak,
“Süreçte bir tıkanıklık var. Bu tıkanıklığın, anlaşıldığı kadarıyla, mağara
boşaltma işleminin Gara bölgesine gelip dayanmasından kaynaklandığı görülüyor.
12 Mayıs'ta fesih ile birlikte yasanın çıkması gerekiyordu, bunu birçok defa
dile getirdik. Çünkü yasa, sürecin bir parçasıdır; nihai sonucu değildir,
olamaz. Ancak eğer sürecin evveliyatında, ‘biz fesih ve silahsızlanmayı
tamamlarız, siz de sonra yasayı yaparsınız’ teminatı verilmişse, o teminatın
bir güven bunalımına dönüşmeden gerçekleşmesi gerekiyor” dedi.
Meşru talepler
ayrıştırılmadan tartışılmalı
Ayrıştırıcı olmadan taleplerin
konuşulması gerektiğini belirten Ekmen, “Sürecin olumsuz neticelenmesi halinde,
süreci yürüten üç liderin; sağlığı Abdullah Öcalan, başka bir sürece imkân ve
fırsat vermeyeceğine göre, bu sürecin heba edilmeden tamamlaması gerekir. Bu
süreç tamamlansın ki başını kaldıran ‘terörist’, en küçük talebi ifade eden
‘bölücü’ olarak etiketlenmesin. Başta anayasal eşitlik, anadilde eğitim, yerel
yönetimlerin güçlendirilmesi gibi meşru ve siyasi taleplerin de terörize
edilmeden ve ayrıştırılmadan tartışılması, konuşulabileceği bir iklime
girilebilsin” ifadelerini kullandı.
Gerçek barış, güçlü
siyaset ve hukukla mümkün
Silahların ebediyen susmasına
yönelik atılan adımları açıkça desteklediğini TBMM 23 Nisan Özel Oturumu’nda da
dile getiren Ekmen, “Gerçek barış; siyaset kurumunun güçlendiği, eşit
vatandaşlık ilkesinin kök saldığı, Cumhuriyet’in demokrasiyle taçlandığı,
devletin ahlaklı ve ehil kadrolarca yönetildiği, şeffaf ve öngörülebilir bir
hukuk zemininde hayat bulur. Süreçte yaşanan tıkanıklığın en somut nedeni
hukuki altyapının eksikliğidir. İktidarın artık bir yönetim tarzına
dönüştürdüğü ‘Adımlar atılsın, hukuk arkadan gelsin.’ anlayışı güveni
azaltıyor, belirsizliği ve şüpheyi besliyor. Milletimizin sürece olan desteği
devam etse de inancı azalıyor. ‘Hayırlı işlerde acele ediniz.’ ilahî
düsturuyla, ilgili yasanın Meclis’e geciktirilmeden sevki sağlanmalıdır. Yapılan
ve yapılacak yasal düzenlemeler; devleti terörle mücadele, egemenlik ve
yargılama hakkından alıkoymayacaktır, bu yasanın çıkmasının devlet aleyhine
doğuracağı hiçbir sonuç yoktur. 1984'ten bugüne kadar bu amaçla doğrudan ya da
dolaylı olarak toplam 11 kez yasal düzenleme yapılmış, birinin daha yapılacak
olmasının yaratacağı bir zafiyet veya tehdit söz konusu değildir. Komisyon
tarafından hazırlanan rapor değerlidir, ne var ki bu metin, meselenin temel
sütunları olan tam demokrasiyi ve evrensel hukuku cesaretle sahiplenememiş, bu
hususlar zayıf ve temenni seviyesinde kalmıştır” şeklinde konuştu.