EKMEN: Okul güvenliğinden televizyon yayıncılığına kadar pek çok alanda ciddi tedbirlere ihtiyaç var
15.04.2026
BASIN BÜLTENİ 15.04.2026
EKMEN:
Okul güvenliğinden televizyon yayıncılığına kadar pek çok alanda ciddi
tedbirlere ihtiyaç var
DEVA Partisi Genel
Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük
Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada okullarda art arda yaşanan
silahlı saldırı vakalarına ve eğitim politikalarına ilişkin değerlendirmelerde
bulundu.
Siverek ve
Kahramanmaraş’taki olaylar endişe verici
Okullarda yaşanan saldırıların, Genel Kurul’da muhalefet
partilerinin ifade ettiği konuların bir sonucu olduğunu belirten Yeni Yol
Partisi Grup Başkanı Ekmen, “Okullarımızda peş peşe yaşanan silahlı saldırı
haberleriyle ürküyoruz. İki olayın üst üste olması dehşet verici ve üzücü ama
bu aynı zamanda iktidarın aklını başına alması için de çok büyük bir uyarı
olarak karşımıza çıkıyor. 14 Nisan tarihinde Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde 17
yaralının olduğu, saldırganın da intihar ettiği veya öldürüldüğü bir tablo var.
Bugün ise Kahramanmaraş’taki Aysel Çalık Orta Okulu’nda yine bir silahlı
saldırı vakası yaşanmış, olay çok taze. Sosyal medyada yer aldığı gibi
ölümlerin yaşanmadığını ve yaralı sayısının da umulduğundan az olduğunu ümit
ediyoruz” dedi.
Okullarda çeteleşme
riski büyüyor
Okul etraflarının tehlikeli olduğuna değinen Ekmen,
“Minimum iki boyutlu bir şekilde olaya bakmadığımızda yarınlar için ders
çıkarmamız mümkün değildir. Birincisi, okulların fiziki güvenlik koşullarıdır.
Uyuşturucu kullanım yaşının 8 yaşa kadar düştüğünü biliyoruz; okulların her
sokağında, her köşesinde torbacılar var ama okullarımızı bu uyuşturucu
satıcılarından, çeteleşmeden, mafyavari gruplardan koruyacak bir güvenlik
sistemimiz yok. Henüz geçen ay Türkiye’de ortaöğretim sınavına giren lise
öğrencilerinin tercihleriyle birinci derecede, yani en başarılı okul kabul
edilen İstanbul’daki bir lisede yaşanan çeteleşme vakasına ilişkin haberi
okumuştuk. Dışarıda mafya ve çete grupları bulunurken, okul içinde de bunlardan
esinlenen ayrı bir çete grubu ortaya çıkıyor. Biz okulların güvenliğini temin
edemeyeceksek, okulların temizliğini yer yer velilere yaptıracaksak bu okulları
nasıl yönetiyoruz? Milli Eğitim açısından en az müfredat kadar önemli bir
mesele değil midir? Okulların güvenliği sağlanamıyorsa, diğer taraftan bu
çocuklar bu yollara nasıl giriyor?” ifadelerini kullandı.
Medya içerikleri de
sorgulanmalı
Televizyon kanallarında yer alan dizi ve programların
çocukları olumsuz etkilediğini belirten Ekmen, “İletişim Başkanlığının emir ve
komutasında senkronize olarak yayın yapan televizyon dizilerini ve gündüz
kuşağı programlarını ele almadığımız sürece, bu çocukların nasıl bu yollara
savrulduğunu anlamamız mümkün olmayacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi
Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Zuhal Karakoç’un televizyon yayınları ile
ilgili vermiş olduğu teklif çok yerindedir. Bu teklifin yalnızca gündüz kuşağı
programlarını değil, dizi sektörünü de kapsayacak şekilde ele alınması ve hızlı
bir biçimde, sadece ana komisyonda değil tali komisyonda da görüşülerek,
muhalefetle de ortaklaşarak Genel Kurul’dan geçirilmesi gerekiyor. Bu diziler,
en küçük haber için günceler ekran durdurup, reklam yasağı verilen muhalefelet
kanallarında yayınlanmıyor. Bu diziler; Turkuaz Medya, Demirören Medya Grubu
gibi iktidarın güdümünde olan kanallarda yayınlanıyor. Bütün bunları durdurmak
Sayın Cumhurbaşkanı’nın tek bir talimatına bakıyor. Sayın Cumhurbaşkanı karar
versin; ‘mafyayı öven, ailenin köküne kibrit suyu döken dizilerden, ahlaksız
gündüz kuşağı programlarından bıktım’ desin ertesi gün bütün bunların durduğunu
göreceğiz. Merak ediyoruz: Sayın Cumhurbaşkanı’nı böyle bir talimat vermekten
alıkoyan nedir? Gençlerin içine düştüğü mafya ve çetevari, ailenin temel
unsuruna aykırı ahlaksız yapıların girdabına kaptıran bu yayın politikalarından
murat edilen nedir?” diye sordu.
Bu tablo eğitim ve
kültür politikalarının sonucudur
Ekmen, “Dün Siverek’te bugün Kahramanmaraş’ta yaşanan
olaylar sadece okulun güvenlik problemi değildir. Aynı zamanda AK Parti
iktidarının milli eğitim ve kültür politikalarının da bir sonucudur ve bu
alanlarda sahici bir yüzleşme yaşanmadığı müddetçe aile, yerlilik ve millilik,
kültür adına yapılan bütün nutuklar bir retorikten ibaret kalacaktır” diyerek
konuşmasını tamamladı.