Ekmen, Mersin’in sorunlarını Meclis’te gündeme getirdi
06.04.2026
BASIN BÜLTENİ 06.04.2026
Ekmen,
Mersin’in sorunlarını Meclis’te gündeme getirdi
DEVA
Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen,
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında, sık sık
bulunduğu Mersin sahasından edindiği gözlemlerle kentin sorunlarını bir kez
daha gündeme taşıdı.
Nakliyeciler
iflasın eşiğinde
Mersin Nakliyeciler Sitesi’nde şoför
esnafıyla bir araya gelerek nakliyecilerin sorunlarını gündeme taşıyan Yeni Yol
Partisi Grup Başkanı Ekmen, “Şoförler; Bağ-Kur primlerini dahi
ödeyemediklerini, mazot, lastik ve yedek parça fiyatlarındaki fahiş artışların
kendilerini zor durumda bıraktığını, yüksek geçiş ücretleri nedeniyle
kazançlarının ciddi şekilde azaldığını ve bu giderleri karşılayamadıkları için
iflas riskiyle karşı karşıya kaldıklarını ifade ettiler. Nakliyeci denildiğinde
akla büyük lojistik firmalar değil; tüm birikimini bir tır ya da kamyona
yatırarak geçimini sağlamaya çalışan küçük aile işletmeleri gelmelidir. Trafik
cezalarındaki dengesiz artış önemli bir sorun olarak öne çıkarken, K belgesi ve
psikoteknik gibi zorunlu belgelerin harçlarında indirim yapılmasını ve en
önemlisi kilometre ile tonaj başına taban fiyat uygulamasının getirilmesini
talep ediyorlar. Bu taleplerini de Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Abdulkadir
Uraloğlu ile Ticaret Bakanı Sayın Ömer Bolat’a iletmek istediklerini ifade
ediyorlar. Nitekim yaşadıkları sıkıntılar nedeniyle, Tarsus Şoförler ve
Otomobilciler Odası Başkanı Sayın Duran Şen ile birlikte bir eylem yaparak
seslerini duyurmaya çalıştılar. Nakliye sektörünün büyük aktörlerinden ziyade,
en küçük esnafın bu haklı taleplerini Mersin örneğinden hareketle ilgili
bakanlıklara iletiyorum” şeklinde konuştu.
Sanlıca
ve Yeşilovacık’taki doğa korunmalı
Genel Kurul’da Tarsus’un Sanlıca Köyü’nde
kurulması planlanan çimento fabrikası hakkında konuşan Ekmen, konuyu basın
açıklamasına da taşıyarak şunları ifade etti: “Geçtiğimiz hafta Tarsus
ilçemizin Samlıca Köyü’nde planlanan çimento fabrikasına ilişkin ÇED süreci
kapsamında bir protesto gerçekleşti. On dört köyü doğrudan etkileyecek bu
projenin, tarımsal üretimin giderek daha kritik hale geldiği bir dönemde hayata
geçirilmek istenmesi ciddi endişe yaratmaktadır. Binlerce vatandaşın
katılımıyla gerçekleşen bu tepki nedeniyle toplantı yapılamadı. Umuyorum ki hem
yatırımcı firma hem de ilgili bakanlıklar; Çukurova Havalimanı, organize sanayi
bölgesi ve lojistik köy gibi projeler nedeniyle zaten önemli ölçüde tarım
arazisi kaybeden Tarsus’ta, Sanlıca merkezli bu girişimle kalan verimli
arazilerin de zarar görmesini engelleyecek bir yaklaşım benimser. Benzer bir
sorunun Yeşilovacık’ta da yaşandığını, sanayi tesisine yönelik çevresel
kaygıların gündemde olduğunu hatırlatmak isterim. Yeşilovacık Mahallesi; zeytinlikleri,
orman dokusu, arıcılık faaliyetleri ve turizm potansiyeliyle korunması gereken
son derece kıymetli bir bölgedir. Buna rağmen Şişecam tarafından planlanan
maden atık depolama tesisiyle ilgili olarak 26 Şubat’ta Çevre Bakanlığı’na
verdiğim soru önergesi, aradan 40 gün geçmiş olmasına rağmen hâlâ
yanıtlanmamıştır. Oysa yasal olarak 15 gün içinde cevaplanması gereken bu tür
başvuruların gecikmesi kabul edilemez. Tıpkı Sanlıca’da olduğu gibi
Yeşilovacık’taki vatandaşlarımızın da itiraz ve taleplerinin mutlaka dikkate
alınması gerekmektedir.”
TARSİM
primleri makul seviyeye çekilmeli
TARSİM primleri hakkında konuşan Ekmen, “Tarım
sektöründe ise Mersin geçtiğimiz yıl don, kuraklık ve fırtına gibi afetler
nedeniyle ciddi rekolte kayıpları yaşadı. Don felaketinin etkilerini azaltacak
tedbirlerin aylar sonra açıklanması ayrı bir sorun oluşturdu. Bu yıl yağışların
artmasına rağmen su yönetimindeki eksiklikler ve aşırı hava olayları Silifke,
Erdemli ve Tarsus’ta büyük zararlara yol açtı; çok sayıda sera ve kapalı üretim
alanı tamamen yok oldu, binlerce dönüm tarım arazisi kullanılamaz hale geldi.
Üstelik bu alanların önemli bir kısmı ya yüksek primler nedeniyle TARSİM
kapsamında sigortalanamadı ya da çeşitli gerekçelerle zarar ödemesi alamadı. Bu
nedenle TARSİM primlerinin makul seviyelere çekilmesi ve sigorta kapsamı
dışında kalan çiftçiler için karayollarındaki zorunlu güvence hesabına benzer
bir destek mekanizmasının oluşturulması artık bir zorunluluktur. Türkiye’nin
tarımsal üretiminde önemli bir paya sahip olan Mersin’de yaşanan bu sorunların
acilen çözülmesi gerekmektedir” ifadeleriyle Mersinli üreticinin sorunlarına
dikkat çekti.
Konuşmanın tamamını
izlemek için: