EKMEN: Mersin kıyılarındaki plastik atık kirliliği araştırılmalı
19.03.2026
DEVA Partisi Genel Başkan
Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Mersin kıyılarında son
dönemde artan plastik atık ve deniz kirliliğini Türkiye Büyük Millet Meclisi
gündemine taşıdı. Mersin’in farklı sahillerinde plastik ve çeşitli katı
atıkların kıyıya vurduğuna ilişkin haber ve paylaşımların kamuoyuna yansıdığını
belirten Ekmen, konuyla ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği
Bakanı Sayın Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.
Yeşilovacık kumsalı
“plastik plajına” döndü
Mersin kıyılarında son dönemde
artan çevre kirliliğine dikkat çeken Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, “16
Şubat 2026 tarihinde Mersin Haber sitesinde yer alan haberde, Mersin’in Akdeniz
ilçesine bağlı Kazanlı sahilinde yoğun plastik ve çeşitli katı atıkların kıyıya
vurduğu, sahil şeridinde ciddi bir çevre kirliliği oluştuğu ve bölge
sakinlerinin yetkililerden temizlik ve kalıcı çözüm beklediği kamuoyuna
yansımıştır. Haberde sahil boyunca biriken plastik poşetler, pet şişeler ve
farklı türde atıkların hem çevre sağlığını hem de deniz ekosistemini tehdit
ettiği, vatandaşların ise sahilin uzun süredir yeterli biçimde temizlenmediğini
dile getirdiği belirtilmektedir. Diğer bir kirlilik örneği olarak, Yeşilovacık
kumsalının Akkuyu Nükleer Santrali ve çimento fabrikası faaliyetleri nedeniyle
kirlendiği, kumsalın adeta bir ‘plastik plajına’ dönüştüğü yönünde Gazeteci
Abdullah Aydın tarafından yapılan paylaşımlar sosyal medyada yer almaktadır”
açıklamasında bulundu.
Atık sorunları için
acilen önlem alınmalı
Kıyı kirliliğinin yalnızca
belirli bir sahille sınırlı olmadığını ve daha geniş bir çevresel soruna işaret
ettiğini belirten Ekmen, “Deniz ve kıyı kirliliği, belirli bir sahille sınırlı
olmayan daha geniş bir çevresel soruna işaret etmektedir. Bu tür kirlilikler,
deniz yaşamını ve bölgedeki ekosistemi tehlikeye atmaktadır. Bu durum, Akdeniz
ekosisteminin korunması açısından Mersin kıyılarında kapsamlı bir çevresel
izleme ve denetim mekanizmasına duyulan ihtiyacı açıkça ortaya koymaktadır. Öte
yandan yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte Mersin sahilleri, yalnızca bölge
halkı için değil, yerli ve yabancı ziyaretçiler açısından da turizm ve gündelik
yaşamda kullanılan önemli bir kamusal alan haline gelmektedir. Plastik
atıkların doğada yüzlerce yıl yok olmadan kalabildiği düşünüldüğünde, bu
kirliliğin hem turizm faaliyetlerini hem de halk sağlığını olumsuz etkileme
riski bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.
Mersin kıyılarındaki
kirliliği azaltmaya yönelik hazırlanmış bir eylem planı var mıdır?
Mersin Milletvekili Ekmen,
Bakan Kurum’un yanıtlaması istemiyle verdiği önergede şu sorulara yanıt aradı:
1. Mersin ili kıyı şeridinde,
özellikle Kazanlı ve Yeşilovacık sahilinde son yıllarda artan plastik atık ve
deniz kirliliğine ilişkin Bakanlığınız tarafından yapılmış bir inceleme veya
rapor bulunmakta mıdır?
2. Kazanlı sahili başta olmak
üzere Mersin kıyılarında plastik atık kirliliğinin azaltılması ve kıyıların
düzenli temizlenmesi için Bakanlığınız tarafından yürütülen veya planlanan
çalışmalar nelerdir?
3. Mersin kıyılarında deniz ve
kıyı kirliliğinin kaynağına ilişkin herhangi bir bilimsel analiz veya araştırma
yapılmış mıdır? Yapıldıysa sonuçları nelerdir?
4. Mersin kıyılarında biriken
plastik atıkların kaynağının; sanayi tesisleri, gemi faaliyetleri, karasal atık
taşınımı veya yerleşim alanlarından kaynaklanan atıklar olup olmadığına ilişkin
bir tespit yapılmış mıdır?
5. Bakanlığınız tarafından
Mersin kıyılarında deniz suyu kalitesi ve kıyı kirliliği düzenli olarak
ölçülmekte midir? Ölçülüyorsa, yıllara göre olmak üzere son beş yıla ait ölçüm
sonuçları nelerdir?
6. Plastik atık ve mikroplastik
kirliliğinin azaltılması amacıyla Mersin kıyıları için hazırlanmış bir eylem
planı veya özel bir program bulunmakta mıdır?
7. Deniz kirliliğinin bölgede
yaşayan deniz canlıları ve koruma altındaki türlerin yaşam alanları üzerindeki
etkilerine ilişkin Bakanlığınızın yürüttüğü bir izleme programı var mıdır?
8. Mersin sahillerinde plastik
atık oluşumunu azaltmak amacıyla yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve
ilgili kurumlarla ortak bir program yürütülmekte midir?