EKMEN: Muğla ormanları bu kez maden ihaleleriyle tehlikede
09.03.2026
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin
Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Muğla’daki maden ihalelerinin orman varlığı ve
arıcılık faaliyetlerini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Ekmen,
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle verdiği soru
önergesinde, 4 bin 455 hektarlık alanın maden faaliyetlerine açılmasının
çevresel risklerini sordu.
Kamu yararı ilkesi
yerini ‘rant odaklı bir tasfiye sürecine’ bıraktı
Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, Tarım ve Orman
Bakanı Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi verdi.
Ekmen, “Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından ihalesi
gerçekleştirilen ve Muğla ilinin Menteşe, Fethiye, Seydikemer ile Yatağan
ilçelerini kapsayan 4 bin 455 hektarlık alanın maden faaliyetlerine açılması;
bölgenin ekolojik, ekonomik ve sosyal dokusu üzerinde geri dönülmez bir yıkım
tehdidi oluşturmaktadır. Türkiye genelinde eş zamanlı olarak ihaleye çıkarılan
485 maden sahasının en kritik dilimlerinden birini oluşturan Muğla sahaları,
kentin ‘karbon yutak alanı’ olma özelliğini ve biyolojik çeşitliliğini doğrudan
hedef almaktadır. Söz konusu ihalenin en dikkat çekici ve kamuoyu vicdanını
yaralayan yönü, milyonlarca metrekarelik paha biçilemez orman ve tarım arazisi için
belirlenen toplam taban bedelin yalnızca 2.165.532 TL seviyesinde kalmasıdır.
Metrekare başına düşen bedelin sembolik dahi sayılamayacak kadar düşük olması,
‘kamu yararı’ ilkesinin yerini ‘rant odaklı bir tasfiye sürecine’ bıraktığının
en somut göstergesidir. Muğla, son yıllarda yaşanan ve on binlerce hektar alanı
küle çeviren büyük orman yangınlarıyla ağır bir yara almışken, kalan sağlam
orman dokusunun maden ihaleleriyle parçalanması, Anayasa’nın 169. maddesindeki
‘Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli
kanunları koyar ve tedbirleri alır’ hükmüyle çelişmektedir” ifadelerini
kullandı.
İhaleler, doğa hakları
zedelemektedir
Maden faaliyetlerinin doğaya verdiği zararlara dikkat
çeken Ekmen, “Madencilik faaliyetlerinde ortaya çıkan ağır metal kirliliği, toz
emisyonu ve yer altı su yollarının tahribatı sadece doğayı değil, bölgenin
temel geçim kaynağı olan küçükbaş, büyükbaş hayvancılığı ve turizmi de bitirme
noktasına getirecektir. Fethiye ve Seydikemer gibi tarımsal verimliliğin ve su
kaynaklarının kritik olduğu bölgelerde patlatmalı madencilik yapılması,
bölgedeki vatandaşların su hakkını ve gıda güvenliğini tehlikeye atmaktadır.
Ayrıca, sahaların bir kısmının zeytinlik alanlara yakınlığı, 3573 sayılı
Zeytincilik Kanunu’nun koruyucu hükümlerini baypas etme girişimi olarak
değerlendirilmektedir. Anayasa’nın 56. maddesi uyarınca ‘Herkes, sağlıklı ve
dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir’ ve ‘Çevreyi geliştirmek, çevre
sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların
ödevidir.’ Halkın katılım süreci işletilmeden, bölgenin hassas ekosistemi ve su
havzaları dikkate alınmadan, sadece ekonomik bir kaynak aktarımı mantığıyla
yürütülen bu ihaleler doğa haklarını zedelemektedir” dedi.
Muğla’da ihaleye açılan
4 bin 455 hektarlık alanın ne kadarı “Devlet Ormanı” statüsünde?
Mersin Milletvekili Ekmen, Bakan Yumaklı’nın yanıtlaması
istemiyle verdiği önergede şu sorulara yanıt aradı:
1. Muğla genelinde
ihaleye açılan 4 bin 455 hektarlık (45 milyon metrekare) devasa alanın ne
kadarlık kısmı “Devlet Ormanı” statüsündedir? Bu alanlar içerisinde son 10
yılda yanan ve “Anayasal zorunluluk gereği” yeniden ağaçlandırılması gereken
sahalar bulunmakta mıdır?
2. Maden ve Petrol
İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından yürütülen bu ihale süreci öncesinde,
söz konusu sahaların madenciliğe açılmasına dair Bakanlığınızdan ve bağlı Genel
Müdürlüklerden (OGM, VUK) “uygunluk görüşü” alınmış mıdır? Alınmışsa, bu
görüşlerin içeriği ve gerekçeleri nelerdir?
3. 3573 sayılı Zeytinciliğin
Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun uyarınca, zeytinlik
sahalara 3 kilometre mesafede toz ve duman çıkaran tesis yapılamayacağı hüküm
altına alınmıştır. İhaleye açılan 7 sahanın kaçı bu sınırın içinde kalmaktadır?
Bakanlığınız zeytin gen kaynaklarını korumak adına bu ihalelere karşı bir
itiraz sürecini işletecek midir?
4. Fethiye ve Seydikemer
gibi bölgelerde madencilik faaliyetleri sırasında yer altı su damarlarının
çatlaması ve su yönünün değişmesi durumunda bölgedeki tarımsal sulama
altyapısının ve içme suyu kaynaklarının korunması için hangi somut önlemler
öngörülmüştür?
5. İhaleye açılan
milyonlarca metrekarelik alanın paha biçilemez ekolojik değeri varken, ihale
taban bedelinin sadece 2,1 milyon TL olarak belirlenmesi Bakanlığınızın “orman
varlıklarını koruma” ve “doğa ekonomisi” vizyonuyla nasıl bağdaşmaktadır?
Kesilecek ağaçların ekonomik ve çevresel maliyeti (karbon tutma kapasitesi vb.)
bu bedele dahil edilmiş midir?
6. Bölgedeki yaban
hayatı ve biyolojik çeşitlilik açısından kritik öneme sahip olan bu sahalarda,
nesli tehlike altında olan endemik bitki ve hayvan türlerine yönelik bir
“Biyoçeşitlilik Envanter Çalışması” yapılmış mıdır? Maden faaliyetleri bu
popülasyonların “habitat bölünmesine” yol açmayacak mıdır?
7. 5403 sayılı Toprak
Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında, ihaleye açılan sahalar içerisinde
yer alan tarım arazilerinin amaç dışı kullanımına yönelik Bakanlığınız
tarafından verilmiş bir izin bulunmakta mıdır? Kamu yararı kararı alınırken,
maden geliri ile tarımsal üretimin sürekliliği arasında bir “Fayda – Maliyet
Analizi” yapılmış mıdır?
8. Muğla’da madencilik
faaliyetleri sonrası rehabilite edilmeyen ve atıl bırakılan eski ocakların,
bölgedeki orman dokusuna verdiği zararın telafisi için Bakanlığınızın bu ihaleyi
kazanan şirketlerden isteyeceği “Ağaçlandırma Bedeli” ve “Doğa Onarım Teminatı”
miktarları ne kadardır?