EKMEN: Meclis’in mehabeti hepimizin ortak sorumluluğudur
13.02.2026
DEVA Partisi Genel
Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük
Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaşanan fiziki tartışmalara ve yemin töreni
sırasında ortaya çıkan görüntülere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bu
tablo hepimizin ortak muhasebesini gerektirir
Genel
Kurul’da söz alan Ekmen, Meclis’in yüz elli yıllık siyasi tarihinde nadir
görülebilecek talihsiz bir gün yaşandığını belirterek, “Dün dünya kamuoyuna ve
Türk seçmenine yansıyan görüntüler, başta Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin
mehabeti ve saygınlığı olmak üzere siyasete olan güveni aşındırmıştır. Bugün
kimin ne ölçüde kusurlu olduğu tartışmasına girmeden önce, ortaya çıkan bu
tablonun hepimizin ortak sorumluluğu olduğunu kabul etmek zorundayız. Bu suç,
müteselsil bir şekilde hepimizin ortak sorumluluğuyla birlikte işlenmiştir ve
bulunduğumuz yerden bu görüntüleri izleyen bizler dahil herkesin ciddi bir
muhasebe yapması gerekmektedir” dedi.
Yemin
töreni Anayasa ve İç Tüzük’e uygun zeminde yapılmalıydı
Bakanların
atanmasının siyasi sorumluluğunun Cumhurbaşkanına ait olduğunu ancak Meclis’te
yapılan yemin işleminin tamamlayıcı ve anayasal bir süreç olduğunu vurgulayan
Ekmen, “Mikrofonlar kapalıyken yemin töreninin yapıldığı, tutanakların sağlıklı
bir şekilde tutulmadığı ve yine o fotoğrafın; her iki Bakan’ın ayrı ayrı 25-30
vekilin arasında bu yemini yapmak zorunda kalması yeminin sağlığı, sıhhati ve
Türk siyasetinin görünümü açısından büyük bir hata, büyük bir yanlış ve
affedilemez bi tablo olarak karşımza çıkmıştır. Her hal ve şartta merdivenlerin
kanlandığı, kürsü güvenliğinin sağlanamadığı bir ortamda gerçekleştirilen bir
yemin töreninin Anayasa’ya ve İç Tüzük’e uygun bir işlem olduğunu ileri sürmek
mümkün değildir. Mikrofonların kapalı olduğu, tutanakların sağlıklı biçimde
tutulamadığı bir ortamda yemin ısrarının sürdürülmesi ve sürecin bu şekilde
tamamlanması, büyük bir hata olarak tarihe geçmiştir” ifadelerini kullandı.
İç
Tüzük açık, sorumluluk Başkanlık Divanı’ndadır
Kürsüye
yönelmenin de kürsüyü fiziki müdahaleyle koruma girişimlerinin de doğru
olmadığını belirten Ekmen, Meclis İç Tüzüğü’nün 68’inci maddesine dikkat
çekerek, “Başkanlık Divanının, Meclis Başkan Vekilinin ve İdare Amirlerinin bu
tür durumları yönetme sorumluluğu açıkça düzenlenmiştir. Nasıl ki sokakta
herhangi bir kanuna aykırı fiile doğrudan müdahale etme yetkimiz yoksa, İç
Tüzük’e aykırı bir duruma da herhangi bir milletvekilinin fiziki müdahaleyle
karşılık verme hakkı yoktur. Kürsüye yürümek ve süresiz bir işgal görüntüsü
oluşturmak ne kadar yanlışsa, kürsüyü bu şekilde ‘koruma’ girişimi de o kadar
yanlıştır. Üstelik bu tür olaylarda adeta kadrolu saldırganlar vardır. Partiler
bu vekilleri cezalandırmak yerine teşvik etmektedir” dedi.
Akın Gürlek’e tepki
olacağının bilindiğini buna rağmen sürecin yönetilemediğini ifade eden Ekmen,
Meclis Başkan Vekilinin oturumu sağlıklı bir şekilde açarak süreci İç Tüzük
çerçevesinde yürütmesi gerektiğini belirtti. Ekmen; “Tutanaklar incelendiğinde
Başkan Vekilinin dahi yemin sözlerini duymadığı buna rağmen yemini tekrarlatmak
yerine kabul etmesi yanlış olmuştur.” dedi.
Zarar
gören Meclis’in itibarıdır
Genel
Kurul’da yaşanan görüntülerin yalnızca tarafları değil, Meclis’i ve Türk
siyasetini yıprattığını vurgulayan Ekmen, “Bugün zarar gören kürsüde karşı
karşıya gelen partiler değil; topyekûn Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Türk
siyasetidir. Bu Meclis, millet iradesinin tecelligahıdır. Hepimizin görevi,
farklı siyasi görüşlere sahip olsak da bu çatının mehabetini ve saygınlığını
korumaktır” dedi.
Başta Mahmut Tanal
olmak üzere saldırıya uğrayan tüm vekillere geçmiş olsun diyen Ekmen, benzer
tabloların tekrar yaşanmaması için İç Tüzük hükümlerinin titizlikle uygulanması
ve Başkanlık Divanının sorumluluğunu tereddütsüz yerine getirmesi gerektiğini
sözlerine ekledi.