EKMEN: 6 Şubat depremleri için toplanan paralar nereye harcandı?
17.12.2025
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin
Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın bütçe görüşmelerinde söz
alarak, merkez üssü Kahramanmaraş olan depremleri hatırlattı.
Tevazu eksikliği felakete yol açar
Sözlerine, AK Partili milletvekillerinin deprem
felaketiyle ilgili konuşmalarını eleştirerek başlayan Ekmen, “Bugünkü bütçe
görüşmelerinde, özellikle deprem felaketiyle ilgili bölümleri sayın
milletvekillerimizden ve Bakanımızdan dinlerken aklıma Yunan mitolojisindeki
Narkissos, yani Nergis’in hikâyesi geldi. Rivayete göre Nergis son derece
yakışıklı, kendini çok seven ve kimseyle kendini kıyaslamayan biridir. Bir gün
sudaki aksini görür, ona âşık olur ve bu aşka kavuşabilmek için suya düşerek
boğulur. Korkarım ki AK Parti’nin bu kendine âşık hali de onun sonunu getiren
unsurlardan biri olabilir. Tevazu, peygamberlere ait bir haslettir; aynı
zamanda insanın doğasında vardır. Ancak gelinen noktada, bin yıllar boyunca pek
çok felaketi aşmış ve her defasında kendini yeniden imar etmiş Anadolu’yu,
sanki bu imarla birlikte tamamen yeni bir başlangıç yapılıyormuş gibi kodlamaya
başladık. Bunun son derece abartılı bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum” dedi.
“İki dakika” söylemiyle acılar gizlenemez
AK Partili milletvekillerinin “İki dakikalık yıkımı iki
yılda inşa ettik” söylemine tepki gösteren Ekmen, “‘İki dakikalık yıkımı iki
yılda inşa ettik’ söylemini her yerde tekrarlıyorsunuz; ancak o iki dakikayı
da, o iki dakikanın ardından gelen iki günü ve sonrasındaki iki haftayı hiç
hatırlamak istemiyorsunuz. Gelin, hatırlayalım. Genel Başkanımız Sayın Ali
Babacan uzun bir süre bölgede bizzat bulunarak durumu yerinde müşahede etti.
İki hafta boyunca bazı köylere girilemedi. Günlerce enkaz altındaki insanlar
seslerini duyurmaya çalışarak yardım bekledi ancak soğuktan donarak hayatlarını
kaybettiler. Aileler, yıkıntıların başında günlerce umutla seslendi, bekledi;
fakat günler sonra kendilerine teslim edilen yalnızca bir cenaze, bir beden
oldu. O günkü bu ulaşılamama halini bugün ‘On beşinci günde inşaata başladık’
diye anlatmak nedir? Sizin vazifeniz on beşinci günde inşaata başlamak değildi;
on beşinci günde tüm canlıları, en azından bedenlerini, sağ salim bir şekilde
enkazdan çıkarabilmekti. Ancak bugün burada, yaşanan bu acı tabloyu görmezden
gelen bir anlatıyla karşımıza çıkıyorsunuz” diyerek sitem etti.
Tek Yürek Kampanyası’nın somut sonucu nedir?
Deprem konutları ve “Tek Yürek” kampanyasına ilişkin
eleştirilerini sürdüren Ekmen, “Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan,
birçok kez 1 milyon konut hedefinden ve ilk yıl için 359 bin konut vaadinden
söz etti. Ancak bugün Sayın Bakan Murat Kurum’un verdiği rakamlar farklı: ‘İlk
yılda 155 bin, üçüncü yılın sonunda ise bugün itibarıyla 455 bin.’ Bu tablo
karşısında, kıyaslama yaptığınızda başınızı biraz eğerek, omuzlarınızı
düşürerek, ses tonunuzu değiştirerek; yanı başında çocuğunun elini tutarken
onun ölümüne tanıklık eden vatandaşlarımızın acısını hissederek konuşmanızı
bekleriz. Gerçekten de bu üslup, hele hele bir deprem felaketi söz konusuyken
hiç doğru değil. Bir diğer önemli husus da ‘Tek Yürek’ adıyla yürütülen
kampanyadır. Dünyada eşi benzeri görülmemiş biçimde kamu bankaları ve Merkez
Bankası bu kampanyaya kaynak aktardı. Peki bu kampanya neden yapıldı? Taahhütte
bulunan iş insanları ödemelerini gerçekten gerçekleştirdi mi? Bu kaynaklar
hangi yöntemle, hangi harcama kalemleri üzerinden kullanıldı? Bunları
bilmiyoruz. Kampanya zamanı Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar,
babasından kalan bir mirası bağışlıyormuş gibi, Sayın Cumhurbaşkanı’nın
huzurunda ‘En çok parayı ben verdim’ diyerek hadsiz bir çıkışta bulunmuştu. Tek
Yürek Kampanyası’nın somut sonucu nedir? Bu konuda neden kamuoyunu
bilgilendirmiyorsunuz, neden bizi bilgilendirmiyorsunuz?” diye sordu.
Bütçe hesap verme yeridir
Ekmen, “Diğer taraftan Sayın Bakan, hızlı ilerleyen
işlerden söz ediyor. Oysa Ankara’da 4,5 milyona doğrudan davet usulüyle verilen
işler, Maraş’ta ve Hatay’da 1,7-1,8 milyona taşere ediliyor. Allah’tan korkun.
Deprem için çok büyük vergi paketleri çıkarıldı; 100 milyar dolardan söz
ediyoruz. 100 milyar dolarla yapılan işin iki katını, hatta üç katını yapmak
mümkündü. Üstelik bunlar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının
kendi verileri. Sayın Bakan bugün Genel Kurul’da olsaydı elbette daha iyi
olurdu; ancak mazeretinin ne olduğunu da bilmiyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim
Değişikliği Bakanlığı’nın kendi belirlediği maliyet bedellerinin yaklaşık dört
katına doğrudan ihaleler verildi. Buna rağmen bütün bu gerçekleri yok sayarak,
bugün itibarıyla yürütülen bazı inşa faaliyetlerini tarihin akışını değiştiren
bir unsur gibi sunmak doğrusu anlaşılır değil. Bütçeler, bir muhasebe
imkânıdır; hesap verme mekânıdır. Buna rağmen Sayın Bakan’ın kırk dakikayı aşan
konuşmasının %85’ini yalnızca deprem bölgesindeki inşaatlara ayırması, ev
sahibi olduğumuz ancak başkanı olmadığımız KOP’tan üstünkörü şekilde söz
etmesi; başta su olmak üzere diğer şehircilik sorunlarına, kentsel dönüşüme ve
İstanbul’da bizzat aday olarak taahhüt ettiği depreme hazırlık projeksiyonunda
Bakanlığını nerede konumlandırdığına hiç değinmemesi son derece yadırgatıcıdır”
dedi.
AFAD öngördü, hazırlık yapılmadı
Ekmen, Afet Müdahale Eylem Planı’nın güncel olmadığını
vurgulayarak, “AFAD, 2020 yılında Kahramanmaraş depremini öngörmüştü;
Kahramanmaraş Milletvekilimiz Sayın İrfan Karatutlu da konuşmasında anlattı.
Ancak buna rağmen gerekli hazırlıklar yapılmadı. Türkiye’nin bir Afet Müdahale
Eylem Planı var; 2013 yılında hazırlandı, 2018’de geçilen Cumhurbaşkanlığı
Hükûmet Sistemi’ne göre güncellenmedi. Aradan dört yıl geçti, hâlâ güncellenmiş
değil. Buna rağmen biz, kuruluşuna göre koordinatör bir kurum olması gereken
AFAD’ı bugün operasyonel bir kurum gibi konumlandırıyoruz ve bu büyük depremden
çıkardığımız dersleri de afet eylem planına yansıtmıyoruz” sözlerini tamamladı.