EKMEN: Sürecin başarıya ulaşması toplumun bilgilendirilmesine bağlı
20.11.2025
DEVA
Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen,
Habertürk’te Sena Alkan’ın
sunduğu Gün Ortası programına konuk olarak, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve
Demokrasi Komisyonu ile İmralı sürecine dair değerlendirmelerde bulundu. Ayrıca
Ekmen, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Grup Toplantısı konuşmasının ardından Komisyon’un İmralı ziyareti ve Cumhurbaşkanı’nın açıklamaları
üzerine görüşlerini
paylaştı.
Cumhurbaşkanı
süreci yönetiyor
ama topluma anlatmıyor
Süreç
ile ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, AK Parti Genel Başkanı olarak konuşması gerektiğini belirten Ekmen, “Bizim temel eleştirimiz şuydu: Sayın Cumhurbaşkanı,
Cumhurbaşkanı sıfatıyla
süreci yönetiyor;
izin veriyor, talimat veriyor ancak AK Parti Genel Başkanı olarak kamuoyuna
bunu anlatmıyor. Neyi neden yaptığımızı, buna neden ihtiyaç duyulduğunu ve
hangi adımların mutlaka atılması gerektiğini izah etmiyor. 1 Ekim’den
bu yana bakıldığında, Kızılcahamam’da yaptığı konuşma dışında bu meseleye bir paragraftan uzun
yer ayırdığı bir açıklaması neredeyse yoktu. Bugünkü Grup Toplantısı’nda 3-4
paragraflık, 5-6 dakikalık bir konuşmayla bu kritik eşikte Komisyon’un
cuma günü yapacağı toplantıya ve orada alınacak karara desteğini; ayrıca Sayın
Bahçeli’nin tutumuna verdiği değeri ortaya koymuş oldu. 2013, 2011 ve
2009’daki süreçlerde Sayın Cumhurbaşkanı’nın
topluma nasıl kapsamlı açıklamalar yaptığını hatırladığımız için bu süreçteki ifade ve söylem tutukluğunu kısmen anlasak da bunun
topluma daha güçlü yansıtılması gerektiğini savunduk. Zira sürece destek %70
olsa da güven %30. Güvenin artması ise en çok
Sayın Cumhurbaşkanı’nın önce
kendi tabanına, ardından kamuoyuna bu süreci net bir şekilde anlatmasıyla mümkün
olur demiştik. Elbette güveni artıracak başka adımlar da vardı. Neticede, bu
veya başka bir konuda Cumhur İttifakı içinde ciddi bir kriz beklentisi doğru değildir.
Muhtemelen ikili görüşmelerinde
bu süreci bir takvime bağladılar. Sayın Bahçeli hem buna inandığı için hem de
Sayın Cumhurbaşkanı’nın üzerindeki riski azaltmak ve önünü açmak adına kendine özgü üslubuyla yüksek perdeden bir açıklama
yaptı. Sayın Cumhurbaşkanı da bugün bunu teyit etmiş oldu. Açıkçası, ‘İmralı’ya
gidilmesi gündemde; şu sebeple doğru buluyoruz, şu sebeple destekliyoruz ve
onaylıyoruz’ şeklinde daha net bir açıklama yapılması iyi olurdu. Çünkü Komisyon’da
AK Parti ile MHP oy kullanırken bu tutumun kamuoyuna açık bir şekilde ifade
edilmesi önemli”
açıklamasında bulundu.
Şehit
aileleri ve toplumun duygu dünyasında bir yara oluşmamalı
Süreç
ile ilgili gelişmelerin topluma aktarılması gerektiğini ifade eden Ekmen, “Sayın Bahçeli’nin
tutumu ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın önceki
yıllardaki süreç deneyimlerinde yaptığı açıklamalar düşünüldüğünde, İmralı ziyaretinin sürece ne kazandıracağına
dair devletin zihnindeki planı toplumla da paylaşmasını beklerdik. Sayın İbrahim Kalın dün bunu Komisyon’a
samimi ve açık bir şekilde aktardı; ancak bunun topluma da anlatılması gerekiyor
ki süreç provokasyona açık hale gelmesin. Başta şehit aileleri olmak üzere
toplumun duygu dünyasında bir yara oluşmasının
önüne geçilmeli. Çünkü toplumun desteğini bu sürecin
arkasına koymadan başarıya ulaşmak kolay değil” dedi.
Diğer partiler tutumlarını toplantı saatine
kadar netleştirecektir
Komisyon’un
cuma günü İmralı’ya gitmesi yönünde
bir karar alıp almayacağı ve bu duruma yaklaşımının nasıl olduğunu yanıtlayan
Ekmen, “Komisyon’un
karar alma yeter sayısı, böyle
bir karar için salt çoğunluktur. Yani 51 üyenin 26’sı oy
verdiğinde karar alınabilecektir. Sayın Feti Yıldız da bugün kararı ilan etmiş oldu.
Artık AK Parti ile MHP’nin öncülüğünde
bu kararın alınacağını ifade edebiliriz. Diğer partiler de tutumlarını toplantı
saatine kadar netleştirecektir” ifadelerini kullandı.
Bahçeli
hem taşıyıcı hem de katalizör
“Sürece dair ittifak içerisinde nasıl bir
yaklaşım var?” sorusunu yanıtlayan Ekmen, “Sayın Devlet Bahçeli, geçen yıl 22 Ekim’de
yaptığı konuşmadan bu yana kimsenin beklemediği bir şekilde adeta elinde balta
putları kıra kıra ilerleyerek bu sürecin hem taşıyıcılığını hem de katalizörlüğünü üstlenmiş durumda. Ayrıca bu rolde içten,
samimi ve derinlikli olduğuna inananlardanım. Yalnızca bu süreç değil; devamında
demokratikleşme, hukuk, adalet ve özgürlük
alanlarında da çok net mesajlar veriyor. Hukukçu kurmayı Sayın Feti Yıldız’la
birlikte ortaya koyduğu yaklaşım, herkesi şaşırtsa da aslında kendi içinde
tutarlı. Bu tutarlılık da şuna dayanıyor: Eğer böyle
bir yola girildiyse, gereği gecikmeden ve çekinmeden yapılmalı; bu yolu
zedeleyecek adımlardan uzak durulmalı. Nitekim CHP’ye
kayyum atanacağı iddia edildiğinde ‘Kayyum atanamaz’ diyerek
karşı çıktı. İddianamelerin gecikmesini, kayyum uygulamalarını, çeşitli yanlışları,
İmralı heyetinin ilk ziyaretinin gecikmesini ve kongrenin toplanamamasını eleştirdi.
Üstelik bütün bunları hasta yatağından takip
etti. Sayın Cumhurbaşkanı da muhtemelen Bahçeli’ye
yapılan ilk sunumdan bu yana sürecin ilerlemesi için bir Cumhurbaşkanı olarak
gerekli talimatları, izinleri ve onayları verdi. Adaya gidilmesi mi gerekiyor,
siyasi partilerin bilgilendirilmesi mi gerekiyor; zaman yönetimi açısından aksasa bile engelleyici bir
tutum sergilemedi. Zaten Komisyon kurulduğu andan itibaren İmralı’ya gidileceğini
varsayanlardan biriydim. Bunun için uygun zamanı bekliyorlardı. Bu cuma günü de
oylamanın yapılacağı anlaşılıyor” dedi.
Yayının
tamamını izlemek için:
https://youtube.com/watch?v=vKIJnOHQccs