EKMEN: Rasim Ozan Kütahyalı'yı feda ederek bu bataklığı gözden kaçıramazsınız
19.04.2025
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı
ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen TV100 kanalında Erdoğan Aktaş'ın
sunduğu “Eşit Ağırlık” programında gündeme dair çarpıcı değerlendirmelerde
bulundu. İstanbul Belediyesi’ne yapılan operasyonlardan kayyum tartışmalarına,
boykot eylemlerinden ekonomik kırılganlığa kadar pek çok başlıkta konuşan
Ekmen; hukuk devleti ilkesinin çöküşüne, yargının bağımsızlığına,
spekülasyonlarla şekillenen kamuoyuna ve manipülasyon odaklı medya diline
dikkat çekti.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı
ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen TV100 kanalında Erdoğan Aktaş'ın
sunduğu “Eşit Ağırlık” programında gündeme dair çarpıcı değerlendirmelerde
bulundu.
Bir kişiyi hedef alarak sistemi
temizleyemezsiniz
CHP Kongresi’nin iptaliyle ilgili
yaptığı açıklamalar nedeniyle gündemde olan Rasim Ozan Kütahyalı hakkında
konuşan Mehmet Emin Ekmen, “Bugün hep birlikte Rasim Ozan Kütahyalı’yı özel
yaşamı, meslek hayatı ve paylaşımları üzerinden linç ederek meseleyi çözeceksek,
oradan devam edelim. Ancak bu, iktidarların sıkça başvurduğu bir yöntemdir:
Toplumun öfkesini belli figürler üzerinden sağaltmak ve böylece temizlik
yapılmış algısı yaratmak. Rasim Ozan Kütahyalı'yı bir kenara koyup, onun
üzerinden konuşulan meselelerin esasına bakalım. Gece vadeli işlemler
piyasasında %6’lık bir düşüş yaşandı. Bir paylaşıma bu denli anlam yüklenmesini
sorgulamadan ekonomimizin kırılganlığını anlayamayız. İBB’ye kayyım atanacağı
söylentisiyle yapılan gözaltılarda borsa üst üste iki gün %15 değer kaybetmedi
mi? Yargısal süreçlerin yarattığı bu kırılganlık nedeniyle iki yılda
biriktirilen rezervlerin %60’ı, yani yaklaşık 40 milyar dolar bu son süreçte
yakıldı. Bunun izahını nasıl yapacağız?” ifadelerini kullandı.
Davaları yargıdan mı medya
figürlerinden mi öğreniyoruz?
Süreci hukuki açıdan değerlendiren
Ekmen, “Masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı gibi hukuk güvenliğinin temel
ilkelerinin son yıllarda Türkiye'deki görümü nedir? Biz davaları yargısal
faaliyetler yoluyla mı takip ediyoruz yoksa adeta sözcü gibi görevlendirilmiş
medya figürleri üzerinden mi takip ediyoruz? Twitter resmen yargısız infaz
mecrasına döndü” şeklinde tepki gösterdi.
Tabloyu sistematik olarak
tartışmalıyız
Ekmen, “Diyarbakır’da Bağlar
Belediyesi’nde bir başkan vardı, resmen bir gasp örneği yaşandı. Seçimde %72 oy
alan adaya mazbata verilmedi, %17 oy alan bu kişi mazbatayı aldı ve hiçbir
utanma emaresi göstermeden koltuğa oturdu. Hakkında her gün çeşitli iddialar
ortaya atılıyordu ama herhangi bir işlem yapılmadığını düşünüyorduk. Ta ki 3 ay
önce, hakkında 4.5 yıl ceza aldığına dair haberler çıkana kadar. Ne sabah
namazında evine baskın yapıldı ne yüzlerce polisle gözaltına alındı ne de
hakkında tutuklama ya da adli bir tedbir uygulandı. Medya da bu süreci neredeyse
hiç görmedi. Belki de gerçek bir hukuk devletinde doğru olan budur. Ancak biz
bugün bu program da dâhil olmak üzere birçok programda yargı dosyalarını 'şu
bilgi şuradan geldi, bu iddia buradan çıktı' diyerek tartışıyoruz. Hukuk
devletinde böyle bir şey olabilir mi? Elbette olamaz. Bugüne kadar Adalet
Bakanı'nın, özellikle muhalefetle ilgili davaların ekranlarda çarşaf çarşaf
tartışılmasından rahatsızlık duyduğunu bize hissettirdiği bir örnek gördük mü?
Hayır. Ama iktidar cephesine —başta Sayın Cumhurbaşkanı, bakanlar ve ittifak
ortakları dâhil olmak üzere— böyle bir yaklaşım sergilendiğini görmüyoruz.
Muhalif olarak değerlendirilen kişiler söz konusu olduğunda ise yaşananlar hep
aynı; dosyalar medyada servis ediliyor, mahkemelerden önce kamuoyunda yargı başlıyor.
Biz bu tabloyu sistematik olarak tartışmazsak, bu yanlışın adını koymazsak,
yalnızca bir ismi (Rasim Ozan Kütahyalı) hedef alarak hiçbir yere varamayız.
Kişisel hataları konuşmak yetmez; esas mesele, bu sistemsel çarpıklığı görmek
ve düzeltmektir” dedi.
Kayyım tartışmasının zemini aylardır
hazırlandı
Devlet Bahçeli’nin CHP Kongresi’nin
iptali ile ilgili söyledikleri hakkında yorumda bulunan Ekmen, “Bugün Sayın
Bahçeli'nin, ‘CHP’ye kayyım atanması söz konusu değildir, doğru da değildir’
açıklamasını, son üç ayda herhangi bir AK Parti ya da MHP’li siyasetçiden veya
onlara yakın medya yüzlerinden duyduk mu? Hayır. Tam aksine hem AK Parti hem
MHP'den 'Olağanüstü kongre yaparak bu kongrenin iptalini engelleyemezsiniz’
şeklinde açıklamalar var. Sayın Bahçeli’nin ‘CHP’ye kayyum atanması hem mümkün
değildir hem de doğru değildir’ sözünde dikkat edilmesi gereken iki ayrı vurgu
var: ‘Mümkün değildir’ ifadesi hukuki bir analizdir; ‘doğru değildir’ ise
siyasi bir değerlendirmedir. Ancak son üç aydır neredeyse tüm televizyon
programları ve tartışma platformlarında CHP Kongresi'nin iptali konuşuldu. Eğer
kongre iptal edilirse, kayyım atanması gündeme gelecekti. Aylarca kongrenin
iptal edileceği ve kayyım atanacağını söyleyen onlarca gazeteci ve siyasetçiyi
yok sayıp, bu faturanın Rasim Ozan Kütahyalı‘ya kesilmesi ancak yaşanan bütün
bu kirliliği örtmek olur. Bugün söylenenlerin zeminini, aylardır süren medya ve
siyaset tartışmaları hazırlamıştır. Bu zemini, daha doğrusu bataklığı
konuşmamız gerekir" açıklamasında bulundu.
Yayının
tamamını izlemek için:
https://www.youtube.com/watch?app=desktop&v=8Q5NMz9zmMc&pp=0gcJCX4JAYcqIYzv