EKMEN: İyi olanı beraber yapalım, eksik olanı birlikte tamamlayalım
12.04.2025
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin
Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, TV100 kanalında Erdoğan Aktaş’ın sunduğu “Eşit
Ağırlık” programında gündemi değerlendirdi. Ekmen; Milliyetçi Hareket Partisi
Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İmralı heyeti ve DEVA Partisi olarak süreci nasıl
değerlendirdikleri hakkında açıklamalarda bulundu.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin
Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, TV100 kanalında Erdoğan Aktaş’ın sunduğu “Eşit
Ağırlık” programında gündemi değerlendirdi.
13 kez denendi, bu kez başarıya ulaşmaya yakın
Ekim’den bu yana gerçekleşen süreç hakkında konuşan
Ekmen, “Sürece hakkında ilk günden itibaren pozisyonumuz şu oldu: Modern
devletler çağında hiçbir terör örgütü bir devlete diz çöktüremediği gibi,
devlet de kendisine karşı silahlı isyan hareketlerinden, şiddet ve terör
hareketlerinden herhangi birini, tüm mensuplarını etkisiz hale getirerek
tasfiye edememiştir. Birçok örnek, devletlerin görüşmeler yoluyla örgütlerin
silahsızlandırılması ve feshi süreçlerini yürüttüğünü göstermektedir. Bizim de
tarihimizde bu en az 13 kez denenmiştir. 1 Ekim girişiminde parti olarak masada
olmamamıza, taraflarca düzenli olarak bilgilendirilmememize rağmen böyle bir
çabanın ve girişimin takdire şayan olduğu ve sürecin başarılı olması için
herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini ifade etmiştik” dedi.
Pazarlıksız model varsa, çerçevesine saygı gösterdik
Süreç kapsamında DEVA Partisi’nin tutumuna değinen
Ekmen, “İki kez İmralı heyeti, bir de DEM Parti geldi. Ancak dürüst olalım, her
iki ziyarette de açık kaynaklarda geçen bilgilerden daha fazla bir paylaşım
olmadı. Ben bu tip süreçlerde şeffaflık vurgusunun abartıldığını düşünenlerdenim.
Böyle süreçlerde arka planda mekanizmalar çalışır, görüşmeler yapılır, belirli
konular, belirli aşamalarda kamuoyuna aktarılır. DEM Parti tarafından başka bir
partiye yapılan bilgilendirilmenin daha sonra süreci eleştirmek için
kullanıldığını da gördük. Dolayısıyla bize verilen bilgilerin sınırını
zorlamadık. Taraflar bir iletişim modeline mutabık kalmışlarsa, elbette siyasi
yorum olarak farklı şeyleri gündeme getirebilirdik. Ama tarafların mutabık olup
sunumunu yaptıkları ‘pazarlıksız bir tasfiye süreci’ ve ‘yerli ve milli bir
model’ çerçevesini örseleyecek şeylerden de uzak durduk. DEM de bilgi sahibi
oldukları kısmı kadarıyla bizi bilgilendirdiler. Ancak devlet kurumlarınca ne
Türkiye Büyük Millet Meclisi ne de siyasi partiler bilgilendirilmedi”
açıklamasında bulundu.
Sürecin doğrudan içinde olmayanlar daha büyük risk
aldı
Ekmen, “Sayın Bahçeli'nin Türkgün Gazetesi’ndeki
yazısına tekrar göz atıyordum. Yazıda Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın birçok
açıklamasında Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki siyasi partilerin sürece
verdiği desteğin önemi ve kıymeti anlatılıyor. Ancak bugüne kadar ne bir Genel
Kurul oturumu ne de partilerin ziyaret edilmesi yoluyla ne bir devlet kurumu ne
de AK Parti ya da MHP'yi temsil eden bir siyasetçi bilgilendirme yapmamıştır.
Bizim gibi sürecin tamamen dışında olmakla birlikte süreci kayıtsız ve şartsız
destekleyen kişiler en büyük riski aldı. Bu durum, DEM Parti ve AK Parti
dışındaki partiler için geçerli. MHP'yi de tabii ki Cumhur İttifakı içerisinde
sayıyorum. DEVA Partisi olarak bizim pozisyonumuz neyse CHP'nin de bu süreçte
pozisyonu öyle” ifadelerini kullandı.
Sayın Bahçeli'nin yaklaşımı dikkatle okunmalı
Ekmen, “Sayın Bahçeli’nin bu sürecin çok ince
detaylı bir şekilde hakkını veren bir yerde durduğunu bir kez daha ifade etmek
istiyorum. 22 Ekim ve 5 Kasım konuşmalarına, arada yapmış olduğu açıklamalara
ve son olarak da 31 Mart ve 2 Nisan tarihindeki Türkgün Gazetesi'ndeki
yazılarına baktığımızda iki temel esas görürüz. Birincisi, çatışma çözümü
örneklerinden büyük tecrübeler ve akademik çıkarımlar yapmış cümleler;
ikincisi, PKK'nın kendini feshi ve silahları bırakmasını bir son değil bir
başlangıç olarak kodladığını görürüz. Bu konuşmaların, açıklamaların ve
yazıların birçoğunda iktidara yakın gazeteci bir arkadaş ekranlarda ‘Kürt
meselesi zaten bitmişti terör meselesi vardır, daha yapılacak ne var?’ derken,
Sayın Bahçeli de Sayın Erdoğan da aynı şekilde özenli bir şekilde atılması
gereken demokratik adımlardan, yapılması gereken reformlardan ve
iyileştirmelerden bahsetmişlerdir. Öyleyse hangi demokratik adımlardan,
reformlardan, iyileştirmelerden bahsediliyor? Bu reform ve iyileştirmeleri
başlatmak için neyi bekliyorlar. Bir Kürt vatandaş olarak soruyorum benimle
ilgili yapılacak iyileştirmeler için PKK’nın atacağı adımların beklenmesi doğru
mu? Ben bu devletin vatandaşıyım, PKK’nın atıp atmayacağı adımlar niçin benimle
ilgili kararlarda belirleyici olsun? Bir an önce Meclis harekete geçirilmeli bu
ve reformlar Meclis gündemine indirilmeli” dedi.
Yayının tamamını izlemek için:
https://www.youtube.com/watch?v=-zBqkby9XvQ