EKMEN: Umut hakkı KHK’lılara da tanınmalı
07.03.2025
DEVA
Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen,
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu kürsüsünde söz alarak KHK’lı
mağdurlar hakkında Meclis’e çağrıda bulundu. Ekmen, “Umut hakkını KHK’lılara da
tanıyalım ve bunu siyaset dışı bir konu olarak ele alalım” dedi.
TBMM Genel Kurulu’nda konuşan DEVA
Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, TBMM
Genel Kurulu’nda söz alarak gündemde olan ‘umut hakkı’ tartışmalarının,
KHK’lılar için de uygulanması gerektiğini belirtti.
Kan,
şiddet ve silahın gölgesinden, Türkiye ve siyaset kurtulsun
Sözlerine Milliyetçi Hareket Partisi
Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 1 Ekim 2024 tarihinde yapmış olduğu konuşması
ile başlayan Ekmen, “1 Ekim tarihinde Sayın Bahçeli'nin Meclis’te başlattığı
bir girişim diyelim, canı gönülden arzu ederiz ki başarıya ulaşsın ve terörsüz
bir Türkiye'ye kavuşalım. Kan, şiddet ve silahın gölgesinden, Türkiye ve
siyaset kurtulsun. Sayın Bahçeli bu şaşırtıcı girişimini kabaca şu 3 temel
üzerine oturttu: Bölgesel gelişmelere karşı içeriyi tahkim etmek, iç barışı
sağlamak ve daha sonra hukukçu milletvekillerimizin detaylı olarak gerekçelendirdiği
üzere umut hakkı. Bu 3 gerekçeyle dikkatinizi, medeni ölüme terk ettiğiniz
KHK’lılara çekmek istiyorum” diyerek konuşmasına başladı.
Hayatına
son veren insanlarımızın bu umuda hakkı var
Ekmen, “İster AK Parti'li ister
CHP'li, DEM'li ya da MHP'li, İYİ Parti’li ya da DEVA'lı, Saadetli, Gelecek
Parti’li herhangi bir milletvekilimizin etrafında mutlaka birinci dereceden
tanıdığı, mağduriyetine tanık olduğu, medeni ölüme terk edilmiş, âdeta yaşama
tutunmasına dair tüm hakları elinden alınmış KHK'lılar vardır. Umut hakkı 22
Ekim’e kadar çok az kişinin bildiği bir başlıktı ancak şu an, ‘ömür boyu hapse
mahkûm edilmiş kişilerin dahi yaşama tutunabilmesi için tanınması gereken bir
hak olarak’ herkes tarafından biliniyor. Ömür boyu hapse mahkûm edilmiş bir tutuklunun
dahi yaşama tutunması için bir umut hakkı var ise medeni ölüme terk ettiğimiz
KHK'lıların ve daha birçoklarının da bu umuda hakkı var. Ülkeyi terk eden
gençlerimizin bu umuda hakkı var. Hayatına son veren insanlarımızın bu umuda
hakkı var. Ölüm ve şiddet korkusu altında yaşayan kadınların bu umuda hakkı
var” diyerek umut hakkının önemine dikkat çekti.
Bu
hayatlar bir rakam ve istatistik değil
İnsan hayatını sayılardan ibaret
görenlere seslenen Ekmen, “Bazen hayat çok hızlı akıyor ve bazen bir insanın
hayatını, bir ailenin düzenini altüst eden gelişmeler karşımızda bir rakam
olarak görülüyor ancak bu hayatlar bir rakam ve istatistik değil. OHAL
döneminde çıkarılan KHK sayısı 32. Bu 32 KHK'den 15'i doğrudan, yargısız,
sualsiz insanların ihracını konu alıyordu. Kaç kişi olduğunu tam olarak
bilmiyoruz, 130 bin kişinin üzerinde olduğu söyleniyor, ancak OHAL İnceleme
Komisyonu’na yapılan başvuruya göre en az 125 bin 678 kişi. Bu insanların
‘şüpheden sanık yararlanır’, ‘masumiyet karinesi’, ‘savunma hakkı’ ve
‘lekelenmeme hakkı’ gibi çok temel hakları ihlal edildi” ifadelerinde bulundu.
En
az 125.678 çekirdek aileden bahsediyoruz
Ekmen, “Geleneksel öğretideki 9
şakinin canına bile 1 masumun hatırı için zarar vermeme temel ilkesi ihlal
edildi. Maide Suresi'nde geçen ‘Allah için hakkı ayakta tutun, herhangi bir
topluluğa duyduğunuz kin sizi adaletsizliğe sevk etmesin.’ temel ilkesi ihlal
edildi. Evet çok kızdık; iktidar eliyle, devlet eliyle yetişmiş kadroların
devlete başkaldırmasına çok kızdık ama unutmayalım ki suçlulara dahi, düşman
hukuku değil; Türk ceza hukuku, modern ve çağdaş hukukun temel ilkeleriyle
yaklaşmak zorundaydık. Ancak böyle davranmadık, böyle davranmadığımız içindir
ki umut hakkında karşımıza çıkan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 9 Eylül
2023'te Yüksel Yalçınkaya kararıyla üç temel hakkın ihlal edildiğine karar
verdi: Adil yargılanmanın ihlali, kanunsuz ceza olmaz ilkesi, özgürlük ve
güvenlik ilkesinin zedelendiği yönündeki karar. Rakamı tekrar hatırlayalım: En
az 125.678 çekirdek aileden bahsediyoruz. Bu ailelerin çevrelerindeki
halkalarla yaşadığı mağduriyetler bambaşka” dedi.
Bu
insanlar yaşama dair tek bir umudu dahi göremedikleri için hayatlarıyla bedel
ödediler
KHK ile işlerine son verilen, ardından
hayatını kaybeden insanlara değinen Ekmen, “KHK’lıların kararan hayatlarını
anlatmak istiyorum. Doçent Doktor Mustafa Çamaş, biyomühendislik alanındaki
bilim insanı, 24 uluslararası yayınıyla Munzur Üniversitesi’nden ihraç
edildikten sonra bir inşaatta çalışırken vinç altında kalarak yaşamını yitirdi
ama ölümünden tam 1 ay sonra görevine iade edildi. Öğretmen Ayşe Abdurrezak,
kocasının yargılanması nedeniyle yurdu terk etmeye kalktı ama 2 çocuğuyla
birlikte Meriç Nehri'nde boğularak hayatını kaybetti. SES Sendikası’ndan Zeynep
Binen 6 aylık hamileliğinde geçirdiği beyin kanamasında bebeğiyle birlikte
hayatını kaybetti ama Zeynep Binen, hayatını kaybettikten sonra işine iade
edildi. Sadece kişiler değil, aileleri de büyük bedel ödedi. Nurettin
Odabaşı'nın,16 yaşındaki oğlu Bahadır Odabaşı bu yükü kaldıramadı, 16 yaşında
10'uncu kattaki evinden atlayarak hayatını kaybetti. Danıştay Eski Üyesi Haşim
Güney'in oğlu Nahit Güney; 21 yaşındaki bu gencecik delikanlı -yanlış
hatırlamıyorsam da avukattı- Galata Kulesi'nden atlayarak hayatını kaybetti. Bu
insanlar yaşama dair tek bir umudu dahi göremedikleri için hayatlarıyla bedel
ödediler” açıklamalarında bulundu.
KHK’lıların
kararan hayatları
Genel Kurul konuşmasında vefat eden
KHK’lıların fotoğraflarını kürsüden gösteren Ekmen, “SES'ten Diyarbakır Kadın
Doğum Hastanesindeki Mücahit Karataş hastalandı, tedavi hizmetlerinden
faydalanamadı, hayatını kaybetti, öldükten sonra işe iade edildi. Öğretmen
Emine Yürükçü KHK ile ihraç edildikten sonra göğüs kanserinden vefat etti,
vefatından sonra işine iade edildi. Öğretmen Kazım Ünlü vefat ettikten 4 yıl 2
ay sonra göreve iade edildi. Büro Emekçileri Sendikası Diyarbakır Şubesi eski
Başkanı Ahmet Çoban KHK sonrası kansere yakalanıp vefat etti, vefatından sonra
işine iade edildi. Polis memuru Yurdagül Gökçe; çalıştığı inşaatın çatısından
düşerek vefat etti, bir ay sonra görevine iade edildi. Öğretmen Selman Taş; 28
yıllık hizmetinden sonra ihraç edildi, kahrından kanser oldu, hayatını
kaybetti, ölümünden sonra görevine iade edildi. EĞİTİM SEN üyesi, lise müdür
yardımcısı olan Mehmet Nasır Sönmez; inşaatta çalışırken 5'inci kattan düştü,
hayatını kaybetti ve işine iade edildi” diyerek örnekleri artırmanın mümkün
olduğunu belirtti.
KHK’lılar,
aileleriyle birlikte medeni ölüme terk edilmiş durumda
Ekmen, “Barış akademisyenlerinden,
KESK'ten, FETÖ'den yargılanan birçok örneği paylaşmak istedim ve bunların on
binlercesi şu anda haklarında tek bir yargılama yapılmadığı hâlde veyahut da
soruşturulup takipsizlik kararı aldıkları hâlde veyahut da yargılanıp kesinleşmiş
beraat kararı aldıkları hâlde görevlerine iade edilmiyorlar, aileleriyle
birlikte medeni bir ölüme terk edilmiş durumda. Umut hakkını bu insanlara da
tanıyalım, bu insanların da yaşama tutunmasını esirgemeyelim ve bunu siyaset
dışı bir konu olarak ele alalım. O yüzden, tarihin akışına yön veren bir
değişikliğin mimarı olma ihtimali yüksek olan Sayın Devlet Bahçeli bu
mağdurlardan birkaçını çağırsın, dinlesin. MHP'nin hukukçuları, AK Parti'nin
hukukçuları kendi vicdani kanaatleriyle ortaya bir duruş koysunlar ve bu
KHK'lıların durumu yeniden ele alsınlar” çağrısında bulundu.
KHK
Eylem Planımızı paylaşmaya hazırız
Yüksel Yaçınkaya davasına değinen
Ekmen, “Yüksel Yalçınkaya sonrası Yargıtay Ceza Dairesi’nin daha önce 6 yıl 3
ay mahkûmiyet verirken şimdi beraat verdiği kararları ise hatırlatmaya gerek
bile duymuyorum. Çünkü bu konuşmada sadece yargısal yollarla aklanan
khk’lılardan bahsetmek istiyorum. Bu mübarek Ramazan ayının hatırına, umut
hakkının insanlarda uyandırdığı heyecan adına, bu ülkenin iç barışını sağlamak
adına, olası problemlere karşı iç tahkimatını yapmak adına elinde silah
olmayan, işinde gücünde, sadece farklı düşündüğü için bu bedeli ödeyen
insanlara; çağdaş hukukun, Kuran'ın, sünnetin, İslam fıkhının yaklaştığı gibi
yaklaşalım. Bu konuda hazırlamış olduğumuz KHK Eylem Planı ile bütün
detaylarıyla bu konuyu çalıştığımızı Sayın Bahçeli ve Sayın Erdoğan arzu
ederse; CHP, DEM PARTİ ve İYİ Parti arzu ederse, bu konudaki müktesebatımızı da
bu alanda yapılacak iyileştirmeler hatırına, hiçbir paye talep etmeden, her an
hizmetinize sunmaya hazır olduğumuzu ifade ediyorum” açıklamalarında bulunan
Ekmen, konuşmasından sonra Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili Erkan
Akçay ile görüşerek, Bahçeli’den KHK meselesi çözümü için beklentilerinin büyük
olduğunu ifade etti. Ekmen, daha sonra o gün nöbetçi olan tüm grup
başkanvekillerine DEVA Partisi’nin hazırladığı KHK Eylem Planı’nını iletti.
Konuşmanın tamamını izlemek için:
https://www.youtube.com/watch?v=0_76xcGKG00